büzülme

n. contraction, shrinkage
* * *
contraction

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • büzülme — is. Büzülmek işi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • TAHAMMUS — Büzülme. Büzülüp buruşma …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • İNKIBAZ — Büzülme. Çekilip toplanma. * Sıkıntı. Gamlı olmak. * Kabızlık. Tutukluk …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • büzülebilmek — nsz Büzülme imkânı veya olasılığı bulunmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • büzülüş — is. Büzülme işi veya biçimi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • inkıbaz — is., esk., Ar. inḳibāż 1) Toplanma, büzülme 2) Sıkıntı, keder 3) Kabız …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kangrenli — sf. Kangreni olan Ayağın bilhassa parmak nahiyeleri kangrenli uzuvlara has morumtırak bir büzülme arz ediyorlardı. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kasılma — is. Kasılmak işi, büzülme, takallüs …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • pot — is. 1) Kötü dikiş sebebiyle kumaşta oluşan büzülme veya kıvrım Ceketinin arkasındaki potlar, bugün mutlaka her zamandan çok ensesine binmişti. Y. K. Karaosmanoğlu 2) Poker vb. iskambil oyunlarında oyuncuların tümünce ortaya sürülen eşit… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • pot yeri — is. Kötü dikiş yüzünden elbisede oluşan kıvrım veya büzülme yeri …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sıkışma — is. Sıkışmak durumu İçinde garip bir sıkışma, ezilip büzülme duyuyordu. P. Safa …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.